Her şey, kendi çocuklarım için sağlıklı ve güvenilir yiyecekler ararken başladı.
Etiketlerdeki kelimelere inanmak zor, gerçekten katkısız olanı bulmak ise neredeyse imkânsızdı.
Aynı arayışta olan üç yakın arkadaşımla defalarca aynı cümleyi kurduk:
“Keşke içimiz rahat ederek alabileceğimiz bir yer olsa…”
Sonra fark ettik ki, o yeri biz kurabiliriz.
Kendi çocuklarımıza ne veriyorsak, aynı güvenle başkalarının sofralarına da onu sunmak istedik.
Yola çıktığımızda elimizde sadece iyi niyet, biraz heyecan ve doğaya duyduğumuz derin saygı vardı.
Bugün Dovana, işte o içten arayışın sonucu.
Her üründe, kendi mutfağımıza alır gibi özen gösteriyoruz.
Her üreticiyi tanıyor, hikâyesini dinliyor, emeğine ortak oluyoruz.
Benim için Dovana, sadece bir marka değil;
doğal olana, emeğe ve güvene duyduğum inancın adı.
Ve bu yolda, doğanın en zarif hediyelerini sizinle paylaşmak benim için bir onur.



